Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
merhaba, bunu, seninle yüz yüze konuşmaya vakit bulamadığımız zamanların bir diyeti olarak kabul et. görünen o ki devamı gelecek olan mektupların ilki... geçen günkü "kafes" sohbetimizden sonra aklım, kendimdekine takılı kaldı; çıkışlarıma, çıkamayışlarıma ve bazen de o kafesten bilerek çıkmak istemeyişlerime... balkonda çamaşırları toplarken sohbetimizi düşünüyordum. oradan çocukluğuma, dünyamı kurmaya başladığım zamanlara döndüm. bu benim için hem komik hem de çok anlamlı bir hatırlayıştı. çocukken, dünya sadece bizim gördüklerimizden ibaret sanıyoruz. "tek bir gerçek var," diyoruz, "o da benim tanık olduğum hayattır." sonra büyüyor insan. gerçekliğin sadece kendi tanık olduklarıyla sınırlı olmadığını, dışarıda milyarlarca farklı "normalin", milyarlarca farklı hayatın aktığını görüyor. işte insanı dehşete düşüren o kırılma anı burada başlıyor. o "hayret" duygusu, yerini ürkek bir geri çekilmeye bırakıyor. sanırım kafeste olduğumuzu da...